sifonu çekmeyiinnnn
sifonu çekmeyin
Temel Dallas'taki kuzeni İdris'i görmeye gitmiş. İdris Temel'i
havaalanında
karşılamış. Beraberce dışarı çıkmışlar. Temel bir bakmış 10 metre boyunda
bir limuzin:
- Uyyy, amma da büyük bu, da? İdris hafifçe gülmüş.
- Temel'im burası Amerika! Burada her şey büyük. Yola çıkmışlar, İdris'in
çiftliğinin kapısından içeri girmişler. Git git bir türlü eve
varamıyorlar. Temel şaşkınlık içinde:
- Uyy, amma da büyük çiftlik da. İdris yine hafifçe gülmüş:
- Temel'im burası Amerika! Burada her bir şey büyük. Neyse, akşam olmuş,
yemek salonuna geçmişler. Salonun ortasında kocaman bir masa. Bir ucunda
Temel diğer ucunda İdris. Temel İdris'i uzaktan zor seçiyor.
- Uyy amma büyük masa, da! İdris'in sesi gelmiş:
- Temel'im burası Amerika! Burada her şey büyük!
- Yemekten sonra Temel'in tuvalete gitmesi gerekmiş. İdris:
- Temel'im, alt kata in, soldan üçüncü kapı diye tarif etmiş. Temel alt
kata inmiş ama sol yerine sağdan üçüncü kapıya girmiş. Orası evin
havuzunun olduğu yermiş. Her yer karanlık olduğu için Temel elektrik
düğmesini ararken havuza düşmüş. Can havliyle bağırmaya başlamış:
"- Sifonu çekmeyiiin!! Sifonu çekmeyiiin!"
|